29 Aralık 2014 Pazartesi

7 Yaşındayız


2014 yılı şöyle güzel geçti böyle güzel geçti diye facebookta paylaşanları görüyorum. Biz de bildiğiniz gibi her yıl sonunda hem Löplöpçülerin doğum gününü kutluyoruz hem de yıl içerisinde yaptıklarımızı blogda paylaşıyoruz.

2014 yılı bizim hayatımızda ciddi anlamda değişiklikler getirdi.

Ocak ayında 2. Amerika seyahati yaptık ve ailemize 4. löplöpçü Tuna katıldı.


Şubat ayında ise iş ve ülke değiştirip Malezya’ya taşındım, 2006-2008 Kazakistan yıllarından sonra tekrardan yurt dışında yaşamaya başladık. 3-4 aylık deneme süresinden sonra çocuklarla beraber Özenç de yanıma geldi.


Bu arada benim iş seyahatleri devam ediyordu ve 2 kere Çin’e Guangzou’ya gittim. Pek fazla turistik olmayan bu şehirde ilk defa kaplumbağa yiyerek ilginç yemekler listeme yeni bir şey daha ekledim.


Kasım ayında ilk yurt dışı tatilimizi Tayland’a yaptık. Daha önce 3 kez gittiğimiz Tayland, bu sefer biraz pahalı geldi ama hala da Türkiye’den çok daha ucuz. Krabi ve Koh Lanta’da deniz, sahil, kumsal ve deniz ürünlerinin dibine vurduk.


Bunlar yurt dışı seyahatlerimizdi ama Malezya’da yaşadığımız için artık yurt içi seyahatlerini de yazabiliriz. Malezya’da ormanın ortasında yaşadığımızdan dolayı bizim için tatil demek deniz demek. Fırsat buldukça Malezya’nın batısındaki ve doğusundaki adalara kapağı attık.

Başkent Kuala Lumpur hemen hemen her ay gittiğimiz kozmopolit bir şehir. Malaylardan başka Çinli ve Hintli nüfus oldukça fazla. Dolayısıyla sokaktaki insan portföyü gibi restoranlardaki lezzetler de hayli renkli.


Malezya’da tatil diyince akla gelen ilk yer Langkawi adasıdır. Bembeyaz kumsallar Ege ve Tuna’nın denize girebilmesi için mükemmeldi.


Penang adası her ne kadar bir ada olsa da daha çok deniz ve sahilleri ile değil ufak lokantaları ve yerel lezzetleri ile ünlü. Kömür ateşinde pişen karidesli pirinç makarnasını mutlaka denemeniz lazım.


Pankor adası ise pek fazla turistik olmayan nispeten haftasonu 1-2 günlüğüne kaçamak için gidilen bir ada. Denizi bir Langkawi gibi pırıl pırıl değil ama bizim gibi denizden uzakta yaşayanlar için bulunmaz nimet.


Perhentian adası ise ülkenin doğu kıyısında, ulaşımı biraz meşakatli bir ada. Tayland sınırına kadar kuzeye dogru çıkıp daha sonra tekneyle 30 dakikada ulaşılıyor. Bu kadar zahmetin üzerine karşınıza henüz betonlaşmamış doğal bir ortamda ağaçların arasına gizlenmiş bungalowlardan oluşan (10 euroya da var 150 euroluk da) hoteller çıkıyor. Denizi ise pırıl pırıl.


Alışveriş için bize en yakın büyük şehir İpoh. Neredeyse Malaylar kadar Çinli var. Penang gibi güzel ufak Çin lokantaları ve tapınakları ile ünlü.


Yaşadığımız yere en yakın yerleşim birimi ise Tanah Rata. 1400 metre yükseklikle olduğu için Malezya’nın en serin iklimine sahip tatil beldesi, ülkenin çay üretim merkezi ve trekkingden hoşlanan sırt çantalı turistlerin uğrak noktası.


2015 planlarımız şimdiden hazır. Ocakta Singapur, şubatta Filipinler, mayısta Türkiye biletleri şimdiden hazır, ekimde Amerika, aralıkta da Endonezya inşallah. Kısmetse 2016 ortasına kadar Malezya’da kalmayı düşünüyoruz. İş bitiminde 2 aylık Avustralya ve Yeni Zellanda turu şimdiden hayallerimiz arasında.


Gündüzleri “Çok yoğun iş temposu” ve akşamları da “2 bebek” yüzünden yazılar biraz gecikmeli geliyor kusurumuza bakmayınız.

Sağlıklı lezzetli ve mutlu yıllar!!

 

Gittiğimiz ülkeler


Henüz 47 ülke oldu (%21) daha gidilecek çoook ülke var...
Create your own visited map of The World