7 Aralık 2010 Salı

Gelibolu

Kuzey Ege tatiniz bitti, İstanbul’a dönüyorsunuz, Çanakkale sınırlarından ayrılmadan önce Gelibolu’ya uğramadan yola çıkmak olmaz. İllaki Gelibolu’ya girilecek ve buranın en güzel balığı olan sardalyadan, hele hele yazın mutlaka tadılacak. Limanda deniz kenarında bir çok restaurant ve lüks mekan var. Ama biz her seferinde balıkçılar çarşısınki Gelibolu Midyecisi’ne  (0.286.5669938) gideriz. Burası 4-5 masalık salaş mı şalaş bir mekan. Yan taraftan balığını al, gel buraya pişirt. Ama yazın sardalya her daim kendilerinde de mevcut. Sahibi Mehmet Bey elinde birasıyla misafirlerin masasını dolanır, hal hatır sorar, oğlu Doğukan da ızgaranın başında, sardalyayı nasıl istersen öyle pişirir.



Sardalyanın makbulü hiç temizlenmemiş şekilde pişirilmesi yerel halkın söylediği gibi “Boklu sardalya” olarak yemekmiş. İsterseniz temizletebilirsiniz, isterseniz biraz yerel gibi olayım diyip temizletmeden pişirtebilirsiniz.

Ekip kuvvetli olduğu için teker teker bütün usulleri denedik, boklu, kızartma, kılçığı alınmış, göğüs göğüse yapıştırılmış... Bir çok insan hamsi ve sardalyayı pek sevmez ama ben bayılıyorum. Buz gibi bira eşliğinde yağlı küçük sardalyaları löpür löpür götürdük.


Haziran gibi sardalya başlar ama yağsız olur, anca tavası güzel olur. Temmuz ayında biraz yağlanır ama ağustostan sonra iyice yağlanır ve ızgarası güzel olur. Izgarada da, tavasında da kafayı kopartıp kılçıkları ile birlikte pişiriliyor.


Kızartma için tarif basit, sardalyalar bolca una iyice bulanacak, derin bir tavanın içerisinde yağ iyice kızınca en fazla bir dakika kızartılacak çıkartılacak. Sonrasında bir peçete ürtülü tabağa koyun ki kızarmış balık tabağınızda beklerken yağını salıp yumuşamasın. Kızartmalar için iki tavsiyem var. İlki balığınızı biraz tuzlayıp, 1-2 dakika bekleyin ve sonra una bulayın. İkinci de kızartma esnasında münkünse balıklar yağın içerisinde yüzsün yani bol yağda kızartın.




Aylardan ağustos eylül gibiyse sardalya yağlanır, kızartmaya hiç gerek yok! Izgarada şöyle bir çevirdin mi cillop gibi oluyor. Soslama, marine etme, yağlama derdi yok. Hafiften tuzlayıp ızgaraya atıyorsun o kadar. Ama ızgaracının tecrübeli olması lazım. Küçük balık olduğu için malı kurutmaması lazım, ne zaman çevireceğini iyi bilmen lazım. Doğukan kardeşim her seferinde sardalyaların üzerini hafiften kızartır, ama içlerini kurutmadan pişirmesini iyi bilir.



Benim en sevdiğim pişirme şekli ise annemim hamsi kuşu yaptığı usuldür. Yani iki sardalyanın kılçığı komple alırsınız, göğüs göğüse yapıştırıp her iki tarafta deriler dışarda kalacak şekilde ızgara edersiniz. Beyaz eti asla ızgaraya temas etmez, balık suyunu salmaz. Yanlız balıkları dizmeden önce biraz tuzlamak lazım. Sonradan eklenen tuz balığın içine geçmediği için az gelebiliyor.

Tabak önüne gelince zaten fotoğraf çekebilirsen şanslısın, kılçıksız olduğu için leblebi gibi gidiyor, 2 dakikada tabakta sardalyadan eser kalmıyor.

Karnımızı iyice doyurduktan sonra Mehmet Bey’den tatlı istedik. Sardalya yağlanınca hakikaten yağlı olur! Malum balıktan sonra tatlı şart, Çanakkale’nin tatlısı da peynir helvası. Gelibolu’da peynir helva Zafer’den  alınırmış. Dondurma yanına pek bir yakışıyor ama ben dondurmayı özellikle Roma Dondurmacısı’ndan alırım.



Daha beş dakika evvel “artık akşam yemeği bile yiyemem herhalde” derken, Zafer’den alınan helvayla Roma’dan alınan dondurmayı, Gelibolu Midyecisi’nde afiyetle mideye indiriveriyoruz ve tüm hücrelerimiz mutluluk doluyor. Bu kadar mutlu iken anca bu resmi çekebiliyorum, o da sizler için dostlar.


Gelibolu Midyesicinde hesap oldukça ucuz. İskele kenarında ki lüks bir restaurantta bir kişi yiyeceğiniz yemeğe burada 3 kişi yersiniz. Biz sanırım 5 kişi 70 TL hesap ödedik. Birası, tatlısı dahil...


Yazın haftasonu için gittiğiniz Assos veya Bozcaada dönüşünde yola mutlaka biraz aç karnına çıkın. Gelibolu’da kendinize güzel bir sardalya ziyafeti çekin. İddia ediyorum, Gelibolu’da yediğiniz sardalya başka hiç bir yerdekine benzemez.



Küçükkuyu yazısında  bahsettiğim kalamardan o kadar etkilenmiştim ki, Gelibolu’da da yerli kalamar görünce almadan edemedim. Yerli kalamarı hemde tazesini bulmuşken kaçırmamak laızm. Hüseyin abi kalamarı temizliyor, kesiyor, sosluyor torbaya koyup buzlarla bir paket hazırlıyor. Arabada klimanız açıksa İstanbul’a kadar götürebilirsiniz. Gelibolu’dan alınan yerli kalamardan pişman olmazsınız!

Kuzey Ege yazılarının bir çoğunda deniz ürünlerinden bahsettik, Assos'ta Ahtapot yedik, Babakale'de kalamar yedik, Sivrice'de her türlü deniz ürününün dibine vurduk, Bozcaada'da ise langusta ile finali yaptık. Sıkı takipçilerimden birinden "Biraz da kırmızı et yaz, yetti artık deniz ürünleri" uyarısı geldi. Ona istinaden Keşan'da "Satır et" yazısı, geliyor.

Az sonra...  

9 yorum:

todor dedi ki...

hoşgeldin.
süper görünüyor sardalyalar.
sayfa düzelmiş bu arada, bayağı bir zaman giremedim.

Löplöpcü dedi ki...

hoşbulduk :)

1 hafta sıkıntı yaşadık, anca düzelttim. Bazı Google Applicationlara Türkiye'den erişda sıkıntı vardı.

vuranel dedi ki...

Kanka Bu sayfa bende acayip bagimlilik yapti. Burda birsey pisircegim zaman sizin sayfadan tarifini bulmaya calisiyorum . Harikasiniz. Fotolar , yorumlar hepsi mukemmel. Devamini bekliyoruz tesekkurler :-))))

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

geliboludan sürekli geçiyorum ama bir an önce kazdağlarına ve edremit körfezine ulaşma isteği ağır bastığından yollarda fazla duraklamıyorum.. önümüzdeki yaz geliboludaki sardalyayı denemek artık farz oldu :) sevgiler..

cemre dedi ki...

Merhabalar, süper bir blog oluşturmuşsunuz tebrik ederim.gelibolu'ya 2005 yılında eşim orada askerlik yaptığı için 4 sefer gitmiştim. balık sever biri değilim ama sahildeki ilhan restaurantta yediğim mezgitin tadını unutamam. kabul ediyorum fiyatlar biraz pahalı olabilir ama mezelerin hepsinin tadı ayrı bir güzeldi.siddetle tavsiye ederim. bu arada yolunuz ankara'ya düşerse benim cafemde de mantı kızartması yemeğe beklerim, başka yerde bulamazsınız :) sevgiler...

Löplöpcü dedi ki...

Şu an ankaradayım :))
Davetinizi kabul ediyorum, yarın olur mu?

erguvan dedi ki...

İlhan restaurant çok güzel sardalya ızgara yapar. Diğer balıkları da lezzetli. Gelibolu' da Zafer çiftlik helvası ile aynı caddede bir de Rumeli köftecisi vardı ki kapatmış maalesef parmaklarınızı yerdiniz. Limanda Derya' nın salaş kahvesinde çay içmeden de olmaz tabii.

mubeyyen dedi ki...

İlhan Restaurant'ın herşeyi süperdir, özellikle kalamarı 1 şimdiye kadar yediğim en iyi kalamar, zaten artık başka bir yerde deneme riskini de almıyorum çünkü böyle güzel olmuyor. Ayrıca karides güveç, midye tava, deniz ürünleri salatası ve beyaz peyniri de süperdir, tüm balık ve mezeler tazedir.

mekanlar dedi ki...

Ayıptır söylemesi az önce balık yiyerek karnımı doyurmuş olarak sitenize rastladım. Karnımı acıktırarak sitenizi kaydedip çıkıyorum. Afiyet olsun :)

Gittiğimiz ülkeler


Henüz 57 ülke (24.8%) oldu, daha gidilecek çok yer var
Create your own visited map of The World