3 Haziran 2011 Cuma

Tanzanya - 8.Bölüm

Gezinin 7.bölümü için lütfen tıklayın



20.11.2010 Zanzibar / Darüsselam / İstanbul


Genelde yazılarımı bir bölüm olarak yazarım ama bazen uzun gezileri okuyucular sıkılıyor diye 2-3 bölümde yazdığım olmuştur. Hayatımın en ilginç ve en değişik anlarını yaşadığım Tanzanya gezisini kısa kısa 8 bölümde yazmak ne kadar doğru oldu bilmiyorum ama umarım “İçimiz dışımız Tanzanya oldu” diyenlerin sayısı fazla değildir.


“Yok efendim olmadı biz çok memnunuz, hatta sizin sayenizde gaza geldik bizde Tanzanya’ya gidecez” diyenler için, buyrun 8. ve son bölüm.


Tanzanya’daki son günümüzde sayılı saatlerimizi çok iyi değerlendirmek için erkenden kalkıp, Nungwi balık pazarına gittik. Ama dolunaydan dolayı malaesef etraf bomboştu. Meğer dolunay zamanı balığa çıkılmazmış, balıkçılar teknelerinin bakımlarını yaparmış. Bu sadece Afrika’da mı böyle yoksa bizde de aynı durum var mı bilmiyorum.


Otele dönüp kahvaltı ettik. Dünden aklımda kalan menemenin tadına bakmadan edemedim. Şöyle bir göz attım, ustanın menemeni pişirme usulü bizden farklı. Tavaya biraz sıvı yağ koyduktan sonra yumurtaları kırıyor hiç karıştırmadan, üzerine ince kıyılmış domates ve biber ekliyor. “Ustam öyle olmaz böyle olur” diyerek bir güzel bizim usul menemen yaptırdım. Hatta mutfaktan iki diş sarımsak getittirip menemeni Antep usulü yaptırdım.




Sabah sabah kahvaltıda patates kızartması ve soğanlı mantar sote yemek pek adetim değildir. Ama son günümüz olduğu için belki bir farklılık vardır, yeni bir şey öğreniriz diyip ikişer kaşık aldım. Patatesler fena değildi ama mantarlar konserve olduğu için pek bir yavandı.


Kahvaltı sonrası, Arzu ile Emel dinlenme moduna geçip havuz kenarında ve otelin sahilinde kaldılar. Biz ise kumsaldan yürüyerek son bir kez daha Nungwi’ye gittik.


Deniz her sabah olduğu gibi iyice çekilmişti. Denize sıfır lokantaların terasının altında hatıra fotoğrafı çektik. Zira öğleden su 2,5 metre yükseliyor ve buradan tişortunu sıyırarak beline kadar suyun içinde yürüyerek zorla geçiyorsun.




Dün dalışta gördüğüm balıklar beni o kadar etkilemişti ki bir kez daha dalış yapmak üzere Spanish Dancer Dive Center’ın yolunu tuttum. Akşama uçağa bineceğimiz için en fazla 10 metreye inip 50 dakikalık yine muhteşem bir dalış yaptım. Bu kadar mı renkli bir su altı dünyası olur kardeşim. Biz Ege’de Akdenizde iki lagos görmek için 30 metrelere iniyoruz, burada ise 8-10 metrede sanki cenneten bir köşe var.




Dalış sonrası sahilde bizimkilerin yanına gittiğimde hepsi meyva suyu komasına girmişlerdi. Önce mangolu, sonra papayalı passion fruitli, sonra muzlu ve hindistan cevizli... Hava sıcaklığı 40°C civarındaydı ve hiç yemek yiyecek halimiz yoktu.




Kasım ayında nar gibi kızarmış beyaz kumsal, yeşil deniz ve mavi gökyüzünün zevkini çıkarttık.




Otele döndüğümüzde odalarımızı boşaltıp sırt çantalarımızı yüklendik ve otelden çıkış işlemlerini yapıp David’in münübüsüne bavulları attık.





 Seyahate çıkarken yanınıza çok az eşya almanızı öneririm. Gerçekten giyeceğiniz kıyafetleri alın, örneğin sıcak bir ülkeye 2 tane uzun kollu veya 2 tane pantalon asla almayın. Sadece mutlaka ihtiyacınız olan şeyleri alın, tatilinizi eşya taşımakla eziyete çevirmeyin.


Bir saatlik yolculuktan sonra yeniden Stone Town’dayız. Aslında aklımızda son bir kez Mercury’de pizza yemek var ama o dandik Zanzibar-Darüsselam uçak biletinden dolayı pek bir tedirginiz. Hiç işimizi riske atmadan uçuştan 4-5 saat önce havalimanına gidip check-in işlemlerimizi yaptırdık. Adama biletimizi gösterdim, eleman bir yerlere telefon açıp “Abi bizim müşteriler geldi, uçağı gönderir misin?” gibisinden bir şeyler söyleyip, boarding card niyetine de üzerinde hiç bir isim ve hiç bir uçuş numarası olmayan 6 tane plastik kart verdi.


Uçağımızı da garantiye aldıktan sonra derin bir oh çekip doğru pizza yemek üzere Mercury’ye gittik. Kısıtlı zamanımız olduğu için, daha oturur oturmaz erkekler bira, kızlar da Türkiye’de malesef satışı olmayan Bacardi Breezer istedi.




Bacardi Breezer alkollü hafif meyvalı bir içki. Sıcak günlerde hanımlar için birebir. Elin Yunanında 4 TL, Bulgarında 3 TL’ye satılırken malesef dediğim gibi bizde resmi satışı yok. İstanbul’da bazı marketlerde kaçak satıyorlar ama o da 13 TL.


Yemeği yediğimiz yer iskelenin hem yanında demiştim ya, işte resmi budur. Zanzibar’dan gelen teknelerden inip, pasaport kontrolünden sonra sağa dön hemen karşında Mercury’s.




İlk şişeleri daha bitiremeden, pizzalarımız teşrif ettiler. Her zamanki gibi deniz ürünleri sipariş ettim, denize nazır bir güzel fotoğrafladım.




Aşkın Baba bu sefer pizzanın üzerine koymak üzere zeytinyağı istedi. Özellikle odun ateşinde pişen pizzaların, fırın taban sıcaklığı çok yüksek olduğu için hamuru biraz çıtır oluyor. O yüzden ortalara göre nispeten kuru kalan kenarlara hafiften bir zeytinyağı gezdirmek gerekir. Hatta güney İtalya’da bunu acılı zeytinyağı ile yaparlar, tavsiye ederim.




Pizzanın hamuruda malzemeleri de çok başarılı. Kullanılan peynir dandik tam yağlı kaşarlardan değil. Kokusu ve karakteri olan bir peynir. Karideslere ise diyecek birşey yok. Taptaze olduğu için ısırınca içinden lezzet fışkıran cinsten.




Bu pizza bizi üçüncü gelişimizde de üzmedi. Çok kısa bir sürede pizzalarımızı silip süpürdük. Bir deri bir kemik olan David ve şoförümüz ise daha pizzalarının yarısı bitmeden “Ahh uhhh çok geldi” demeye başlayınca itinayla onların pizzalarının da icabına baktık.




Yemekten sonra cila niyetine biz de birer Bacardi Breezer ile final yaptık.


Karnımız tok, keyifler tıkırında, biletler cebimizde acaip mutluyuz. Bakınız Boarding Cardlarımız bunlardır. Passenger’s name: yok, Destination: yok, Flight no: yok, Seat no: yok.




Yedik içtik, borcumuz kişi başı 22.000 şilin (15 US$). Allah bereket versin Mercury kardeş. Zanzibar’dan ayrılırken mutlu mesut duygularla seni andık.


Zanzibar o denli turistik olmasına rağmen, havalimanı pekte aman aman büyük değil. Derme çatma bir binanın dışındaki masalardan bagajını verip, daha sonra binanın içerisine giriyorsun.




Ama bina dediysem öyle haşmetli bir şey değil. Bizim Muş havalimanı ayarında bir yer. 23.05.2011 tarihli gazetede “Dalaman havalimanı işletmecisi ATM, 20 yıllığına Zanzibar havalimanını işletecek” diye yazıyordu. Umarım kısa sürede bu ada hakettiği bir havalimanına kavuşur.




İçeri girdikten sonra görevli uçuş kartlarımızı toplayıp bizi aprona çıkarttı, beş kişinin ayrı, bir kişinin ayrı uçacağını söyledi. Her ne kadar “Biz bir grubuz, biz ayrılmayız, 6 kişi beraber uçmak istiyoruz” dediysem de, adamın cevabı net ve kısa oldu! “Uçaklarımız 5’er kişilik”


Kısa çöpü çeken Ufuk diğer uçağa giderken, bizde belkide hayatımızın en riskli uçuşunu gerçekleştirmek üzere 5H-TAR kuyruk numaralı uçağımıza doğru gittik.




Tanzanya Sivil Havacılık sayfasından aldığım bilgiye göre uçağımız PIPER PA34-200T model, 1979 yılında üretilmiş ve pırpır diye tabir edilen pervaneli iki motora sahip.


İnceden bir Yussuffffff Paşa sendromu var ama bayramın son günü olduğu için havalimanı ana baba günü, 4 saattir kavga dövüş uçağını bekleyenler var. Neticede Afrikada bir adadayız ve “Ben bununla uçmam, ben Boing 737 isterim” deme şansımız yok.




“Sizin için özel uçak tuttum arkadaşlar” diyerek uçağa bindik. Ben pilot yanına kuruldum, arkada da 4 kişi karşılıklı oturuyor.




Diken turizmin sayın yolcuları, co-pilotunuz ben Semih Diken 20 dakikalık uçuşunuz boyunca sizlere hiç bir türlü hizmet veremeyeceğim çünkü ön koltuktan arkaya geçiş yok. susadım, çişim geldi gibi isteklerinizi Darüsselam Havalimanına saklayınız.


Cabin crew take-of position.


Aslanlar ya size saldırsaydı, ya Tanzanya’da yerliler kesseydi diye Tanzanya’dan çekinen arkadaşlar alın size Tanzanyada yaşadığımız en heyecanlı anlar.




Pist başına geldik, dualar eşliğinde uçağımız hızla pistte ilerlerken birden yavaşladı ve aprona geri döndü. Meğer ön bagaj kapağında temassızlık varmış. Pilotumuz cep telefonundan birilerini aradı ve bizim boarding kartlarını veren adam koşa koşa uçağın yanına geldi. Kapağın sıkışmasına sebep olan sırt çantalarımızı düzeltip tekrar kapattı ve koşa koşa gitti.


Sonra motorları çalıştırmak istedik, ama ilk motor çalıştıysa da ikinci motor bir türlü çalışmak bilmedi. Bizim kaptan debriyaja basıyor, gaza basıyor, pompalıyor ı-ıh bir türlü sol pervane dönmedi. Kaptan yine cepten aradı, bizim eleman yine koşa koşa geldi, bu sefer eliyle pervanayi hızla döndürerek pilotun motoru çalıştırmasına yardımcı oldu.


İşte bu sefer oldu dercesine kaptanımız zafer işareti yaptı. Ama bizde korku ve telaş had safhadaydı. Nihayet pist başına gelerek hızlandık ve bir anda havalandık.




Uçuş esnasında artık herşeyi boşvermiş bir şekilde keyfini çıkarmaya çalıştık. Uçağın eski olması, pırpırlı olması her daim yüksek olan motivasyonumuzu biraz dahi olsun düşüremedi.


20 dakikalık uçuştan sonra Darüsselam havalimanının pist ışıklarını gördük ve iniş izni aldık. Kaptan hemen yanımda oturuyor, adamın her hareketini aynen görüyorum. Uçağın panellerine bakıyorum ne bir radar sistemi var ne de bir dijital sinyalizasyon. Belki var ama ama ben göremiyorum. Kaptan inişe geçerken yanımızdan arkamızdan gelen giden var mı diye bir sağa baktı, bir sola baktı sonra Bismillah diyip levyeyi sola kırdı. Kısa süre sonra piste teker koyunca alkışı patlattık ama iniş esnasında ilk defa lunaparka gelmiş çocuklar gibi korktuk desem yeridir.




Uçaktan inince bagajlarımızı uçaktan kendimiz çıkarttık, bavul taşıma arabası ile yürüyerek terminale gittik. Öyle uçaktan indikten sonra Çelebinin otobüsüne binelim, terminale gidelim, yürüyen banttan valizleri alalım filan yok.


THY check-in işlemlerini yaptırdık ama Ufuk hala ortalıklarda yok. Biz onun bagajını da teslim edip, bir şekilde check-in işlemlerini yaptık. Meğer onun Zanzibar uçağı arıza yapmış, başka bir uçakla 1 saat rötarlı kalkmış. Son anda kan ter içinde koşa koşa CIP salona yanımıza geliğinde suratında ciddi korku ve dehşet ifadeleri vardı.


THY’nin Airbus 330-300 model yepyeni uçağına binince hepimizin keyfi tekrar yerine geldi. Hani Almanya veya Amerika dönüşü THY’nin uçağına binerken itiş kakış bir sürü insanı görünce “Hah geldik işte Türkiye’ye” diyip moralin bozulur ya, burada tam tersi oldu. Uçağa binince sanki evimize geri dönmüşüz gibi sevindik.


Uçak kalktıktan hemen sonra ikram servisi başladı. İştah açıcı olarak soğuk balık tabağı, haydari, peynir tabağı ve havuçlu kek. Geçen sefer sabahın köründe verdikleri somon füme, uskumru füme ve karides bu sefer pek bir güzel geldi. Ekmeğin üzerine hafiften krem peynir sürüp üzerine de bir parça somon füme koyunca uzun süre sonra özlediğim batı usulü tadı aldım.



Zanzibar’daki bizim pırpırlı uçaklardan sonra, Airbus 330-300’un business sınıfı bize ilaç gibi geldi. Ayaklarımızı uzatıp tadını çıkarttık.




Beyaz şarap eşliğinde altlıkları götürdükten sonra ana yemek olarak bonfile geldi. Izgara sebze ve kremalı patates eşliğinde gelen bonfilem umduğumdan daha güzel çıktı. Kim bilir kaç saat önce uçağa yüklenen etler, hala sulu sulu kalmayı başarabilmişti.




Hepimizde aşırı yorgunluk olduğu için ne muhabbet edebildik, ne de içkilerimizi tazeleyebildik. Yemeğin bitmesiyle birlikte hepimiz sızıp kaldık.


TK602 no’lu uçuşumuzla bir saat gecikmeli olarak Atatürk Havalimanına teker koyduk. Sabah erken saatlerde İstanbul’a indiğimizde hava oldukça soğuktu. Business class yolcularına özel pasaport kontrol kontuarından hızlıca geçip vatan topraklarına 9 gün sonra ayak bastık.




Herkes bana soruyor nerden geldi aklına Tanzanya’ya gitmek diye. Bu tatilde daha önce hiç dokunmadığımız kültürlere yöneldik. 9 günlük bayram tatilini bir Fransa veya bir İtalya için feda edemezdim. Valla Tanzanya’nın tadı benim damağımda kaldı, steril yaşayanların dışındaki tüm arkadaşlarıma tavsiye ederim. Zira Zanzibar hızla turizme açılıyor, 3-5 yıl sonra bu kadar bakir ve güzel kalamayabilir.

Arkadaşlar hayat gezince güzel, ne demiş büyüklerimiz, çok yaşayan değil çok gezen bilirmiş.

Tanzanya’ya gitmeden önce yapılacak 5 şey
• Ucuz uçak bileti bulmak
• Benim Tanzanya yazılarımı okumak
• Kafandaki tur planını çıkartıp, Tanzanya’daki acentalardan fiyat almak
• Seyahat Sağlık Genel Müdürlüğü’nün http://www.hssgm.gov.tr ofislerinde Sarıhumma aşısı olmak ve sıtma ilaçı almak
• İngiliz priz adaptörü almak



Tanzanya’da yapılacak 5 şey;
• Serbestçe dolanan aslanları 10 metre yakından görebileceğiniz safari turuna katılın
• Zanzibar’da denizde özgürce yüzen yunusları 2 metre yakından görebileceğiniz yunus turuna katılın
• Mnemba Adasında çeşit çeşit ve rengarenk tropik balıkları görebileceğiniz şnorkel turuna katılın
• Yerel bir pazara gidip tropik meyveler ile lezzet sefası çekin
• Zanzibar’da Africa House’un terasında soğuk bir Güney Afrika şarabı eşliğinde güneşi batırın

25 yorum:

UCF dedi ki...

Semihcim,
Son gun nereden bilebilirdim ki elimde 6 yesil boarding card ile verdigim poz o gun icin son tatli gunlerim olmak uzereymis.

ben 1 saat gecikmeli kalkmisim meger, o anlar bana 9 gun gibi geldi. herkes gitti bir ben kaldim, gorevliler beni aprondan almaya calisirken cikmam ben derken allahtan tokatlanmis turk turistlere rastladim.

bir cocugun babasinin bacaklarina sarilmasi gibi o turk vatandasa bir yapistim ki beni burada birakacaklar telasi icinde kan ter icinde kaldim. sagolsun tcell de telefonumu kafasina gore yurtdisi gorusmelere kapatmis ki orada turizm acentasi tarafindan birakilan turkler olmasa size de ulasamayabilirdim.

neyse, baski-zulum-iskence ve turk isi cirkefle ayarladigimiz ucaga binmek ve o ucagin havalanmasi karanliga kaldi. ama iste o an darulsalem`in isiklarinin havadan seyri muthisti...

ne diyeyim...bu eksin dahil yasadigimiz heyecanlar, lezzetler ve keyf icin sana cok tesekkur ederim dostum.

yazini okurken sunu dedim kendime: biz neler yapmisiz yahu 9 gunde. ben hakkari dag komando tugayinda kalkmadim bu kadar erken...ama gorulesi bir dunya icin az uykuya degermis...

eyvallah :)

Löplöpcü dedi ki...

Kardeşim benim o kadar yazı yazdık, hiç yorum yapmamıştın, ilk yorumunda da döktürmüşsün. Bu kadar kalabalık (6 kişi) bir tura uzun zaman sonra ilk defa çıktım. Allahtan her şey planladığımız gibi gitti ve hiç bir sorun yaşamadan 9 günlük maceramız bitti.
Benim turlarım ilk 3-4 günü erken kalkmalı gezmeli tozmalıdır ama son günlere en tatlı anları saklarım :))
Darısı dünya turuna inşallah :))

Papillon dedi ki...

Semih Baba,
Yazılarını okurken tekrar gitmiş gibi oldum. Bu arada 3 ünüzün kumsalda direkler arasında fotoğraf çektirdiğiniz yer bizim kaldığımız otelin altıydı. Avrupa ve Amerika dönüşünün aksine THY uçağına binince oluşan mutluluk aynen bizde de olmadı desem yalan olur. Hele ben Dar es Salaam havaalanında motoru bozup sürekli leş gibi tuvaletlere taşınmak zorunda kaldığım için uçağa kendimi attığımda resmen şükretmiştim. Afrikanın tadı bizim de damağımızda kaldı. Öncesinde senden aldığımız tavsiyeler için de teşekkürler. Özellikle Africa House un terası muhteşemdi. Ağzına sağlık.
Tolga
www.dunyayigezmek.com

Adsız dedi ki...

Bitti ya, cok guzeldi, hele son iki postun fotoları ayrı bi guzeldi. Sıkılmak ne kelime hani boyle heep surse hep okurdum, cizgi roman gibi oku oku sıkılmaz insan. Neyse bari diger gezileri de hemen yazın da mahrum kalmayalım di mi?:)Fransa'dan devam etmenizi umarım

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

hepinizi tebrik ediyorum bu güzel gezi için...en son pırpır ucak kısmı gerçekten korkutucuymuş.. ama heyecan güzel şey.. keşke bende böyle bir grup kurup bu geziyi yapabilsem diyorum ama steril olmayan insanları nasıl bulcam oraya takılmıs durumdayım :)) meyvelerde meyve sularında acaip gözüm kaldı söyleyeyim :)) UYRGZR -.-

serpilkuru dedi ki...

Merhabalar,

Bu gezi yazisi benim ve arkadaslarimin da cok isine yaradi. Biz de 8 gunluk bir Tanzanya-Zanzibar gezisi yaptik ve cok memnun kaldik.
Gelecek rotaniz nereye bilmiyorum ama umarim gezi yazilarinizi bizlerle paylasmaya devam edersiniz...

Sivas dedi ki...

Yazılarınıza genel anlamda göz attım ve oldukça bilgilendim. Paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Saygılar

Eeyore dedi ki...

Blogunuzu gece vakti okumamışım iyiki, yoksa böyle güzel yiyeceklerin krizine girebilirdim olur olmaz bir zamanda. :)
Yazılarınız çok hoş gerçekten, profesyonel rehberlerin yapamadığı doğal ve eğlenceli anlatımlarınız var :)
Hiç gitmeyi düşünmediğim bir ülkenin özel yanlarını bana fark ettirdiniz. Teşekkürler
Sevgiler.

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Sizler sorunsuz gidip gelsenizde benim hala korktugum bir yer Afrika,fakat tüm gezi boyunca kendimi oralardan alamadim,insallah birgün diyorum,sirf o pizzanin tadina bakmak icin bile!!!

zeynepsezgi dedi ki...

Süpermiş gezi, yazıyı da çok beğendim, ayağına ağzına eline sağlık:)

Adsız dedi ki...

Merhaba

Ben ve esim de Eylul sonu gibi Tanzanya'ya gidip safari+zanzibar turu yapmak istiyoruz. Siz ne kadar onceden planlamaya, ucak bileti, safari bileti almaya basladiniz?

Tesekkurler
Bahar

Löplöpcü dedi ki...

Merhabalar;
Uçak rezervasyonlarını ve safari paketini 3-4 ay önceden ayarlamıştık biz.
İyi tatiller

Adsız dedi ki...

merhaba tatilinizi heyecanla okudum ve inanın çok mutlu oldum çünkü biz aralık ayında gitmeyi planlıyoduk ve maalesef araştırmalarımız sonucu çok pahalı olduğunu görünce mecburen fikir değiştirmek zorunda kaldık.ama sizin tatili okuyunca ucuz otelleride varmış dedim,eğer mümkünse kaldığınız otellerin fiyatıyla ilgili bana bilgi verebilirmisiniz.

Löplöpcü dedi ki...

Darülselam-Mikumi-Darülselam ulaşımı, 2 gece Vuma Hill Camp'da konaklama, 2 gün safari, Darülselam-Zanzibar feribotu için 478USD ödedik.
Stone Town Mtoni Marine otelde 2 gece OK konaklama, Nungwi Mnarani Beach Otelde 3 gece HB konaklama, Stone Town-Nungwi-Stonetown ulaşımı, ilk gün yarım gün dolphin tur+yarım gün Jozani forest tur, ikinci gün yarım gün Prison island tour+yarım gün spice tur toplam 309 USD.
Yanlız biz 6 kişiydik. Onun büyük etkisi var.

Adsız dedi ki...

19-26 eylül için ne dersiniz? ya da ne bilirsiniz hava hakkında :-) yüreğinize sağlık süper yazı valla Las Vegas derken Tanzanya yapacağız heralde ?

Adsız dedi ki...

Merhaba,
Ekim ayında kurban bayramını birleştirip zanzibara gitmeyi düşünüyorum. İlk 3 günde sizin yaptığınız gibi Mikumi'de safari planlıyorum. Kaldığınız vuma lodge park içinde mi yoksa yakınlarında bir yerde mi? Aslında sormak istediğim 3-4 tane pahalı mekan var lodge olarak geçen. Birde kampın 5-10 km ilerisinde bungalowların olduğu geceliği 50$lık(double) yerler var. Olay kampta mıdır, yoksa arabayla gezidemidir? Ne bilim kaldığınız yerde hayvanlarla herhangi bir yakınlık oluyor mu yoksa, çevresi yeşillik hayvanlardan izole edilmiş bir yer mi? Kısacası yarı fiyatına safariyi yapabilmek varken 500-600$vermemize değer mi lodge larda kalmak:)

Zanzibar'da da konaklama tercihimiz biraz hareketli ve eğlence açısından bakarsak kendwa mı olmalıdır? Doğu tarafındaki kıyı hakkında(Paje) bir bilginiz var mı?
Teşekkürler...

MARTI dedi ki...

Tanzanya'ya uçak bileti almak üzereyim. Biri beni durdursun! (mua caba?) :)

DUYGU dedi ki...

Merhaba Semih Bey,
Esimle beraber bu sene Tanzanya/Zanzibar turu planliyoruz. Ancak sectigimiz zaman dilimi konusunda endiselerimiz var. En rahat iznimizi kullanabilecegimiz Agustos ayinda gitmek istiyoruz. Internetten yillik yagis ve sicaklik miktarinin aylara gore dagilimina baktigimizda Agustos ayinda yagis miktari oldukca az gozukuyor(ki bu isimize yarar) sicaklik ise biraz dusuk.Zanzibara ait yerel sitelere baktigimizda ziyaret icin Agustos ayinin uygun oldugu soylaniyor ancak turistik siteler oldugu icin de cok guvenemiyoruz. Bazi gezginler bloglarinda Agustos ayinin dalis icin uygun olmadigini paylasmislar, deniz cok berrak olmadigi icin. Siz de elbette gitmeden once baya bir arastirma yapmissinizdir. Bize bir fikir verirseniz cok seviniriz.

Duygu&Fatih

Löplöpcü dedi ki...

http://en.climate-data.org/location/8663/
Sanırım ağustosta bir sorun olmaz.

DUYGU dedi ki...

cok tesekkur ederiz,yeni yazilarinizi heyecanla bekliyoruz. yazilariniz bize gezi oncesi rota olusturuyor :)

melanie dedi ki...

Merhaba,

Size kısa bir sorum olacak? Ağustos ayında Zanzibar'a gideceğiz. Sarıhumma veya sıtma için önlem aldınız mı? Yani Safari olmadan sadece ZAnzibar için aşıya gerek var mıdır?

Malik YAVAŞ dedi ki...

Merhabalar

12 Kasım 2015 te Tanzanya'ya gidiyorum. Yazılarınızdan çok yararlandım teşekkür ederim.
Malik Yavaş
www.seyahatname.blogspot.com

i5mail dedi ki...

Merhaba,
Bu tanzanya turunu yapan ekibin bu tatili çocuklu yapmayı planlayan birine tavsiyesi nedir ? :) 4,5 yaşındaki kızım ve eşimle zanzibar a gitmeyi düşünüyorum.Ama tatilin bir kısmını pemba adasında geçirmek istiyoruz.

Löplöpcü dedi ki...

Zanzibar ve Pemba'da bir sorun olmaz ama Mikumi milli parkında sivrisinek olabilir diye bir sıtma ilacı içmiştik önceden. Çocuk içer mi o ilacı yan etkisi var mıdır bilmiyorum. Seyahat Sağlık Merkezlerinden birine gidip öğrenmekte fayda var.

i5mail dedi ki...

Çok teşekkürler, zaten şuan mikumi'ye gitme niyetimiz yok.Bizim için hedef ve öncelik tropik plajlar ve dalış :) Sizin notlarınızdan anladığım kadarıyla gitmem gereken yer : Nungwi. Burada son konakladığınız oteli tavsiye eder misiniz? Ve son bir sorum da dalış ücreti neydi hatırlıyor musunuz?

Gittiğimiz ülkeler


Henüz 57 ülke (24.8%) oldu, daha gidilecek çok yer var
Create your own visited map of The World