16 Ağustos 2017 Çarşamba

Malezya - Kuala Lumpur Dim Sum

Malezya serisinin son yazısını Kuala Lumpur’daki Dim Sum yiyebileceğiniz yani Çin usulü ufak arasıcak mezeler yapan 2 lokanta ile kapatıyoruz. Dim sum diyince akla ilk önce dumpling denen mantılar gelse de, onun dışında tek lokamada ağıza atılan farklı farklı sıcak mezeler de vardır. New York China Town yazısında gerçek bir dim sum lokantasından detaylıca bahsetmiştim.

Daha Malezya’ya gelmeden önce yemeğe düşkün bir arkakadaşım Tayvan usulü mantı yapaın Din Tai Fung’a gitmemi önermişti. Tayvan menşeli bu zinrcir restoranın Kuala Lumpur’da da şubesi varmış. Pavilion AVM’nin 6. katında önünde uzuuunca sıra olan lokantayı görünce “Tamam” dedim mekan burası.


Kapıda gçrevliye kaç kişi oturacağınızı söylüyorsunuz ve size numara veriyorlar, sıranız gelince de içeri alınıyorsunuz. Bu sırada elinize kağıttan bir menü tutuştuyorlar, sıranızı beklerken hem menüyü inceliyorsunuz hem de siparişlerinizi menüye işaretliyorsunuz. Bekleme süresi çok değil, mantıları hazırlayan ustaları hayran hayran seyrederken 10 dakikada sizi içeri alıyorlar.


Mantı işi ekip çalışması. Biri hamuru açıyor, biri etleri dolduruyor, diğeri katlıyor. Kimisi vardır AVM’de kendini kaybeder mankenlerin üzerindeki kıyafatlere bakar, biz de mantı yapan abileri seyrederken kendimizi kaybediyoruz.

Mantı öncesi altlık olarak yosunlu, fasulye filizli, mayalı soya peynirli, karışık bir şeyler söyledik. Menüde “Din Tai Fug House Special” diye geçiyor. İçeriğini ne siz sorun ne ben söyliyeyim. Ama güzeldi. Isınca kütür kütür ses gelen taze kıvamlı soğuk bir başlangıç.


Taze sebzeleri çok az pişirdikleri için Çin mutfağını genel olarak seviyorum. Sarımsaklı bezelye filizi yatağında karides son derece basit bir yemek. Mantıya ve hamur işine bulaşmak istemeyen tombulların kaçırmaması gereken bir şaheser.


Mantı öncesi ikinci altlığımız ise karidesli içli köfte (menüde Crispy Prawn Cake) diye geçiyor. Ama köfte dediysem bizim Keşan’daki satır et gibi kocaman bir şey geliyor. İçinde zannımca biraz da sebze var ama ağırlıklı olarak gerçek karidesten kapılmış.


Efendim bir iki tane ıvır zıvırdan sonra sonra esas oğlan mantılara gelelim. Tayvalılar mantıya Xiao Long Bao diyorlar. 8 cm çapında yuvarlak bir hamur açılıyor, sonra içine yengeç veya domuz etinden iç malzemesini koyuyorlar. Ama eti öyle bizim kayseri mantısı gibi düdük kadar değil, neredeyse her bir mantının içine ortalama bir kiraz kadar kıyma koyuyorlar. Ondan sonra da hamur tepeden katlanıyor ve buharda pişiriliyor. Sonra da bambu sepetlerde servis ediliyor.


Çinliler mantıya sarımsaklı yoğurt veya domateslı sos eklemiyorlar. Fakat ufak sos kaseleri var, isteyen mantısını sosa batırıyor.


Masalarda yağlı kırmızı pul biber sosu, Zhenjiang sirkesi ve soya sosu vardı. Teker teker hepsini denedim, en çok sirke hoşuma gitti. Bir de isterseniz sos tabağının içine rendelenmiş zencefil konuyor, ferah ferah mantıyla beraber iyi gidiyor.


Bizim Türk mantısına göre ebatlar çok daha büyük. Bir lokmada hepsini ağzınıza atıyorsunuz. Hamuru ısırır ısırmaz hoşurt diye etin suyu ağzınızın içinde patlıyor. Suda haşlanmadığı için hamuru diri diri kalmış ama incecik olduğu için damağı yormuyor. Esas usul mantıyı kaşığa aldıktan sonra çubukların ucuyla hamuru patlatıp, içindeki et suyunun kaşığa akması hep beraber yenmesiymiş ama ben ağzımın içinde patlatmayı tercih ediyorum.


Tayvan mantısının en önemli olayı, mantıyı pişirirken hamur pırtlamayacak, etin suyu akıp heba olmayacak. Eğer hamur çok ince olursa mantıyı çubuklarla alırken bambu kaba yapışıp kalabiliyor o zaman da patlama riski var. Din Tai Fung abi kabın zeminine misler gibi bir bez koyarak bu sorunu çözmüş.


Mantı sevmeyen bir insan düşünemiyorum. Xiao Long Bao denen Tayvan mantısından (bazı yerlede Şangay’a aittir de deniyor) yemek için Din Tai Fung kesinlikle Kuala Lumpur’da doğru adres.


Çin mantısı için ikinci önerim Malezya’da son 2 gün kaldığımız Eastin Otel’in Çin restoranı Ee Chinese Cuisine. Normalde yabancılar otelin esas ana yemek salonuna veya Japon lokantasına giderken, Çin lokantasına genelde sadece Malazya vatandaşı Çinliler gidiyorlar.


Çin lokantalarının en sevdiğim özelliği menülerinin resimli olması. Yoksa zaten Çinceyi anlamaya imkan yok da, bu şekilde en azından önünüze ne geleceği hakkında az çok fikir sahibi oluyorsunuz


Yemek siparişini almadan önce garsonumuz sorgusuz sualsiz altlık olarak yeşil çay, zencefil şekerlemesi ve cashew nut (kaju) getirdi. Siz siparişinizi verirken ufak ufak demleniyorsunuz. Cashew nut kıtır kıtır, yeşil çay ise tam bir iştah açıcı.


İlk olarak Shangai usulü deniz ürünleri mantı çorbası ile başladım, yavaştan mideyi ısıttım. Ufak bir kase çorbanın içinde 3-4 parça mantı var. Tek kişi gelseniz bile rahatlıkla bitirip diğerlerinin tadına bakabilirsiniz.


Mantının içinde karides, balık ve bir kaç taze baharat ile hazırlanmış bir harç varmış. İşin güzel tarafı harcın içinde doğal olmayan bir şey yoktu, löp karidesi iri kıyım kesmişler.


Ben mantı çorbamı daha bitirmeden, mutfaktan hazırlanan diğer siparişlerim gelmeye başladı. Eğer sağlam bir mideniz yoksa bunun gibi mantıcılara 3-4 kişi gelmenizi öneririm. Genelde porsiyonlarda 3 ya da 4 adet mantı olduğu için hepsinin tadına bakıp birer birer yiyebiliyorsunuz. Yok ben sağlam yerim 24 mantı bana koymaz derseniz orası ayrı.


İkinci mantımız buharda pişmiş yengeçli mantı. Tepesi tam kapatılmamış mantımız burada en sevdiklerimden biri oldu. Konum itibariyle Kuala Lumpur zaten tam bir yengeç cenneti olduğu için doğal olarak şefler de, o şehirde bol ve taze ne varsa onu kullanıyorlar.


Görüntü olarak size pek bir şey ifade etmeyebilir ama yengeç bence deniz ürünleri arasında en lezzetli etlerden biri. Ayıklaması zor olduğu için midir bilemem ülkemizde pek yengeç eti tüketilmiyor. Malezya’da ise temizleyip ayıklayıp mantısını bile yapıyorlar. Emin olun öyle Surimi filan gibi saçma sapan bir şey değil harbi bardi löp yengeç eti.


Bir önceki Kuala Lumpur Japon lokantaları yazısında Enoki mantarına sarılı et ve somondan bahsetmiştim, burada da karşıma jambona sarılı olarak çıktı. Normalda pek jambon gibi işlenmiş etlerle pek aram pek yoktur ama arada sırada dozunda serserilik yapmak gerek.


Zira bu güzelim parçayı ağzıma attığımda hiç pişman olmadım. Enoki mantarının verdiği ferahlık ve sosun içerisindeki lezzet değişik bir kombinasyon oluşturmuş, bir lokmada hep beraber cumburlop gidiyor.


New York’daki Çin mahallesi turunda en sevdiğim mantı Siew Mai denen açık mantı olmuştu. Yıllar sonra karşıma çıkınca hemen sipariş ettim. Karides ve yengeç ile karışık yapılmış. Yine çok sevdim yine çok sevdim. Keşke farklı şeylerin tadına bakma zorunda hissetmesem de 8 porsiyon daha Siew Mai söylesem diye içgeçirdim.


Mantıların bir çoğu buharda pişerken ender de olsa bazıları kızartılıyor. Kazakistan’da yaşarken de kocaman mantıların hem buharda piştiğine hem de kızartıldığına şahit olmuştum.


Arkadaşın ismini hatırlamıyorum ama içinde karides olan bir kızartma mantı olduğuna şüphe yok. Elbette kızartma mantılar buharda pişenlere göre daha lezzetli. Hafif yağlı oluyor, dışı kıtır kıtır, içi sulu kalıyor.


Çin mantısı olur da Xiao Long Bao olmaz mı? Din Tai Fung’daki kadar muhteşem olmasa da fena değildi. İşte bizim işin en kötü tarafı bu. Bir yerde şahane bir şey yedikten sonra, aynı şeyi başka bir yerde yiyince, o anda yemekten aldığınız zevki değil de, çok daha güzelini daha önce yediğiniz yer ile karşılaştırıp %100 mutlu olamıyorsunuz. Yoksa Namibya’da yaşadığım şu günlerde önüme koysalar bir oturuşta 3-4 kap gömerim.


Dim Sum yemenin olayı mümkünse 3-4 kişi gelip 5-6 çeşit mantı söyleyip teker teker hepsinin tadına bakmak demiştim. Bir oturuşta yiyeceğiniz farklı lezzetler sizi her türlü tatmin edecektir. Bakın hepsini çok seveceksiniz demiyorum, belki arada sevmediğiniz bir şey çıkabilir, kibarca peçeteye çıkartıp kenara koyabilirsiniz. Ama geri kalan %90’ını çok seveceğinize eminim.


Kapanışta yine çay ve zencefil şekerlemesi ile yaptım. Daha önce hiç bir yerde bu zencefil şekerlemesine denk gelmemiştim. Yoğun bir kıvamda serbetle birlikte yenen zencefil, keyifli otantik bir gecenin sonunda ki orgazm sigarası görevi gördü.


Biz Eastin Otel’de kaldığımız için Çin lokantası Ee’ye şansımıza denk geldik. Yoksa özellikle burada yemek için otele gelmemiştik. Ama gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki sırf bu mantıları yemek için Eastin Hotel’e gelin bu Dim Sum’ların tadına bakın. Her bir porsiyon 10-15 RM civarında.


Tüm dünyada severek yenen mantının tadına Malezya’ya giderseniz mutlaka burada da bakın. Gürcülerin Hinkal, Rusların Pelmeni, İtalyanların Ravioli, Kazakların Mantu dedikleri mantının Çin uslüne biz bayıldık. Eyyyy Türk löplöçüleri! Çin mantısını Dim Sum diyerek geç me tanı! Ne yalan söyliyeyim, Kayseri mantısıyla yıllardır hamur yiyerek hamallık yapıyormuşuz. Çin mantılarından 3 tane yedin mi insan et tadı alıyor.

Sosyal medya hesaplarımız;




Hiç yorum yok:

Gittiğimiz ülkeler